Günlük! Günlük! Hani derler ya: "Adamı zorla deli ederler." diye. Zorla değil bende ki. Bilerek. Soruları yazıp gideceğim. Cevapları boşluğun insafına bırakıyorum. Ne istiyorum? Umursamazlığı...
BİLDİĞİN GÜNLÜK – 60 VE YAZMAK ÜZERİNE Günlük! Günlük! Bu sıradan başlangıcın ardından düşündüklerimi derli toplu cümleler halinde yazmak hayli zor oluyor. Gelenek mi?...
Günlük! Günlük! Gel dertleşelim. Peygamberler Dünya'nın en iyi pazarlamacılarıdır... Ruhu pazarlarlar her derde deva. Nereden girdim bu konuya? Kaosun içindeyiz. İşte bu yüzden trafiğin...
Günlük! Günlük! Yeniden beraberiz. Neden geri döndüm? Eski sevgililerimi aramak alışkanlığımdan dolayı değil. Onların mağrur ve gururlu seslerini duyduğum zaman duyduğum pişmanlığı yaşamıyorum üstelik sana...
Günlük! Günlük! O adamın romanını ben yazacağım. Oltaya takılan ayağımı ve balıkların denize düşüşünü ben yazacağım... Kısır döngü, kelimeler ve kelimeler... Geçtim bu yollardan. Geçiyorum......
Günlük! Günlük! Nefes al. Nefes ver. Sokaklarda yat sonra. Kaldırımlara daya başını ve köpekler uyandırsın sabahın ilk ışıklarıyla. Sakalların uzasın. Saçların uzasın. Sus bir de....
Günlük! Günlük! Benim olmayan bir hayatı yaşıyorum. Mekanlarım, zamanlarım, düşüncelerim ve eylemlerim üzerimde eğreti duruyor. İçimdeki Erdem'e ulaşamıyorum. İçimde bir Erdem var mı? Bilmiyorum... Masum...
Günlük! Günlük! Tunceli'ye selam olsun... Ankara'ya ve İstanbul'un öte yakasına... Kendi kendime konuşuyordum yine. Böyle başladı hikaye. “Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara” kitabını okudum...
Günlük! Günlük! “Sözcükleri sessizlikten, fikirleriyse belirsizlikten çekip çıkarın.” BALZAC Epigrafları dinleyebilsem en azından. Altını çizdiğim cümleleri uygulayabilsem. Her yana astığım turuncu not kağıtlarına izin versem....
Günlük! Günlük! Boğazıma düğümlenen geminin paslı bacası; adem elması. Suçluluğumu yüzüme vuran filozofların yankısı; odamdaki kitaplığın isyanı. Hangi metafor cenneti ayaklarımın altına serecek ve ben...
Günlük! Günlük! Bilincim akmıyor. Önüne setler konmuş. Rüyalara mahkum düşünceler zihnimi katılaştırıyor ve her kırılgan maddenin başına gelecek şekilde zaman kafamdakileri darmadağın ediyor. Öfkeleniyorum. Küfürleniyorum....
Günlük! Günlük! Nerede kalmıştık diye bakmadım. Baya zaman oldu yazılmayalı seni özlediğim için yine buradayım. Beyazlığına sığınmak ve sadece bu gece değil, sonsuza kadar orada...
Günlük! Günlük! Yine gündüz gözüyle yazılıyorsun. Bu iki olacak... Konularım bildik, kelimelerimse; gizemli olmaya çalışan hokkabazların maruz kaldığı "şaklaban bu ya" sırıtmalarından düşüyor. Ne kadar uzaktan düşüyormuş değil...
Günlük! Günlük! Kabak koyunda olduğumuzu hayal ediyorum şu an. Böylece üslup olarak virajlı bir yöntemle ilk gittiğimiz yeri anlatacağım. Ayrıntılı değil ama. Hem ne demiş...
Günlük! Temmuz ayı kitap okuma programımı yapacağız beraber. Canlı! Philip Roth - Sokaktaki Adam: Philip Roth ile tanışmak için almıştım bu kitabı. Philip Roth...
Günlük! Günlük! Yazılırken yazılırken gökten üç elma düştü başımıza. Tatil oldu gittik gezdik. Geldik şehir kırgın. Aşık olunası konuşmalardan geçtik. Döndük dolaştık sendeyiz... D. aşağı...
Günlük! Günlük! Hızlı koşan ata benzettim seni, bokun seyrek düşmeye başladı... Geçmiş, melankoli ve gözlem üçlüsünden sadece gözlem kaldı elimde en tazesinden. Diğerlerinin yerine başka...
Günlük! Günlük! Galata'da denize sıfır rakı içmekten daha değerli değil seni yazmak. Hatırlamaktan... Ve. Kurmaktan... Seni yazmak İstanbul'dan daha güzel değil... Haziran'ın ortasında bulutlardan söz...
Günlük! Günlük! Bulutları çiziyor şehrin ışıkları. Yara bere içinde havamızdaki nem, nasırlı bir yağmur tepemizde... Güneş bıçağın ucuyla dürterek uyandıracak yine beni... Kavgasız günü yok...
Günlük! Günlük! Çok olmuş seni görmeyeli, neredeyse üç gün... Albert Camus'nün Yaz kitabı bitti bu arada. Hacmen küçük anlam bakımından çok büyük bir kitap. Aklımdaki...
Günlük! Günlük! Kamp diyorduk... Sosisler pişti, ateş cehennemden düşmüştü ve bilinmezliğini kaybettiği için onun yanında sempatiyle durabiliyorduk. S. ile ben rakı içtik, E. vodka. Şarkılara...
Günlük! Günlük! Konumuz: Kamp. Eğer hala yaşıyorsak şansımız yaver gittiği içindir. Tam olarak böyle olmasa bile, yakın... Kurtların dans teklifinden başlatma beni şimdi... Cumartesi sabahı...
Günlük! Günlük! Rezene çayı yaptım kendime. İlginç bir kokusu var. Üstüne üstüne geliyor insanın, içilmek istemiyor sanki, çekilmek ve nefes alıp verişlerimle bitmek ister gibi... ...
Günlük! Günlük! Kırk bir kere yazıldın, tü tü tü maşallah! Artık görmüş geçirmiş sıfatını almaya hak kazandın. Haziran programıma daha hafif (yükte ve anlamda) kitaplar...
Günlük! Günlük! Bu kadar acı çekeceğimi bilsem daha önceden açardım Kafka'nın Dönüşüm'ünü ve sonra Attila İlhan'ın kendi sesinden “Aysel git başımdan” şiirini... Tüylerim diken diken...
Günlük! Günlük! Bu gün benim doğum günüm... Ötesi yok. Doğmuşuz işte. Feryat figan direnmişim ama olmamış. İnsanın kendini sorgulaması için büyük fırsat doğum günleri. Başlangıca...